İSLÂM HUKUKUNDA KADINA TANINAN HAKLAR

Prof. Dr. Ahmed Akgündüz

   Kadınlar, lâyık oldukları mevki ve değeri Islâm dini ile kazanmışlardır. Tarih boyunca özledikleri huzur ve saadete ulaşmışlardır. Islâm hukuku kadın ve erkek münasebetlerınde ifrat ve tefrit uygulamaları kaldırmış, iki cins arasında tam bir denge ve âhenk kurmuştur.

   Islâm'a göre Allah'ın kulu olmaları bakımından kadınla erkek tamamen birbirine eşittir. 1  Hz. Peygamberin ifadesiyle: "Kadın-erkek bütün insanlar, bir tarağın dişleri gibi birbirlerine

____________________________________________________________________________________________

Kadınlar, lâyik olduklan mevki ve degeri Islâm dini ile kazanmıslardır. Tarih boyunca özledikleri huzur ve saadete ulasmıslardır. Erkek mi üstün kadın mi üstün münakasası bile Islâm'a göre yersizdir.

_________________________________________________________________________________

eşittirler" 2. Kadın ve erkek bir bütünün iki parçasıdır. Birbirlerini tamamlarlar. Su âyet bunu çok güzel ifade etmektedir:

   "Kadınlar sizin elbiseniz, örtünüz; siz de onların elbisesi, örtüsüsünüz." 3. Bu âyeti iki sekilde anlamak mümkündür: iki açıdan sizler birbirinizin elbisesi mesabesindesiniz, bir taraftan elbise gibi yekdigerine sarmalasırsınız, diger cihetten de elbisenin ayıplari örtmesi, soguk ve sıcaktan koruması gibi herbiriniz digerinin ayıplarını örter, eksikleri tamamlar, biri birisiz olamaz. 4

   O halde erkek mi üstün kadm mı üstün münakasası bile Islâm'a göre yersizdir. Yine Kur'ân'in açıklamasına göre, erkegin kadında bulunmayan birtakım yaratılıstan meziyet ve üstünlükleri bulundugu gibi, ayni zamanda kadi- nin da erkekte bulunmayan yaratilistan bazi meziyet ve üstünlükleri mevcuttur. Bu sebeple her ikisi de ayri ayri yönlerden biribirine muhtaçtirlar ve bu sekilde erkekle kadın yaratilis itibariyle birbirinden farkli ve karsilikli üstünlüklere sahiptirler. Ayni noktalarda mukayeseye kalkismak yanlis sonuçlara götürür.5

   Yapilacak is Kur'ân'in su düsturunu dinlemektir: "Özellikle erkeklerle kadınlar arasinda yekdigerinizin makamina göz dikerek kiskançhk ve kötü arzular beslemeyiniz, rekabet edip üstünlük taslamayiniz. Allah'in bazisina digerinden fazla olarak bahsettigi üstünlükleri temenniye de kalkismayiniz. Erkekler çalisma ve emeklerinin karsiligini alacaklar, kadınlar da çalisma ve emeklerinin karsiligini göreceklerdir."6

   Bu kisa giristen sonra Islâm'in kadın lehine ortadan kaldirdigi bazi âdetleri ve kadına tanidigi haklari inceleyelim.

  1. KADIN LEHiNE ORTADAN KALDIRDIGl BAZI ÂDETLER:

   Yahudi ve Hristiyanlarin inanci olan kadınin lânetli oldugu görüsünü Islâmiyet reddetmistir. Cahiliye âdetlerinden biri olan kiz çocuklarinin diri diri gömülmesini siddetle yasaklamistir.7 Hz.Peygamber; "Hiçbir seyde ugursuzluk yoktur" buyurarak, kadıni ugursuz sayma inancini yok etmistir.8. Erkeklere, kadınlara karsi büyük bir sefkat, sevgi ve ihtimam göstermelerini emretmistir. Hatta kadınlar ile ilgili Kur'ân'da iki sûre baslibasina mevcuttur.9 Günümüzde de mevcut olan kuz çocuklara karsi duyulan nefret hissini yermis ve Hz.Peygamber "Hediyede çocuklarinizin arasini esit tutun; eger ben birini üstün tutacak olsaydim, kizlari üstün tutardim" buyurarak, kiz çocuklarini övmüstür.10 Kimin daha fazla hürmete Iâylk oldugunu soran bir sahabiye de üç defa "Annen" cevabini verdikten sonra dördüncüde "baban" demisti." 11

   2. KADINA TANINAN HAKLAR:

   Sunu hemen belirtelim ki, hak ile görev ayrilmaz iki kardestirler. Hak varsa görev de bulunacaktir. Kadınin hak ve hürriyetlerini basindan beri kabul eden ve onun asagi görülmesini siddetle kinayan Islâm Hukuku, kadına bazi haklar tanidigi gibi bazi görevler de yüklemistir. Biz bunlari zikretmeden bu mes'elenin özünü teskil eden ve Hz. Peygamberin 130.000 kisi huzurunda Vedâ Hacci'nda irad ettigi hutbesinde yer alan kadınlarla ilgili su temel kâideyi hatirlatacagiz:

    "Ey insanlar ve ey ashabim, size kadınlar Hakkında hayirli olmanizi vasiyyet ederim. Onlar sizin hayat ortaginizdir. Allah'in size bir emaneti olan bu kadınlarla aile yuvasi kuruyorsunuz. Onlarin sizin üzerinizde haklari ve sizin de onlar üzerinde haklariniz mevcuttur. Bunlarla iyi geçinmek en önemli borcunuzdur." 12. Yine bir hadisinde de: "Kadınlarin haklarini yerine getirme hususunda Allah'tan korkunuz. Onlarin hak ve hürriyetlerine tecâvüz etmekten sakininiz. Zira siz onlari, Allah'in emaneti olarak aldiniz." 13

   Simdi bu genellemeden sonra Islâm Hukukunda kadına taninan haklari kisaca gözden geçirelim:

   Nafaka Hakkı: Koca, karisinin ve karisindan dogmus çocuklarin nafakasini temin etmekle mükelleftir. Yâni kadın kocasindan nafakasini talep edebilir. Islâm Hukukunda koca, karisinin yiyecek, giyecek, mesken ve hizmetçi masraflarini temin etmek zorundadir.14

   Kadın Evin Masraflarina Katilmaya Zorlanamaz: Kadın ve çocuklarin infak ve iasesi kocaya aittir. Serveti ne olursa olsun kadın evin masraflarina katilmak zorunda degildir.15

    Kadınin Fiil Ehliyeti: Islâm Hukukunda kadın tam fiil ehliyetine sahiptir. Kendi sahsî mallari üzerinde mutlak tasarruf Hakkı mevcuttur. Her çesit medenî haklari iltizam ve iktisap edebilir.

____________________________________________________________________________________________

Hz.Peygamber, kadınlarin okuma ve yazma ögrenmelerini dâima tesvik ve emretmistir.

____________________________________________________________________________________________

 

   Ayrica çocugun erkek ise yedi yasina kadar, kiz ise evleninceye kadar terbiye velâyeti de kadına verilmistir.

    Kadının Kocasından Isteyebileceği Der Hakları: Kadın kocasindan mehir isteyebilir. Ayrica kocasi kadınla iyi geçinmek mecburiyetindedir. Ayrica kadın istedigi zaman, kocasina haber vererek ailesini ziyaret edebilir. Kocanin kadıniyla eglenmesi, nes'elenmesi, mesru eglencelere müsaade etmesi gerekir. Koca haksiz ve sebepsiz yere kadına sert davranamaz.16 Koca, karisinin gerek cinsî hayata gerekse baska meselelere dair sirlarini ifsa edemez.

   Miras Hakkı: Islâm'in doğuş devrindeki bütün Hukuk sistemlerinin (Roma Hukuku müs- tesna) ve örf-teamül hukukunun tersine Islâm Hukuku kadına miras Hakkı tanimistir. Bu, sadece erkek ve kiz kardesler arasindaki ikili birli paylasma disinda, esitlik esasina dayandirilmistir. Ikili birli kâidesinin ise mantikî ve ilmî gerekçeleri, hem Kur'ân hem de hadislerde açiklanmis bulunmaktadir.17 Kadının mirasta erkeğe nisbeten az pay alması mutlak değildir. (Bkz. Za- fer Dergisi, Sayi 192)

   Kadınin Egitim ve Ögretim Hakkı: Islâm toplumunda egitim ve ögretimin çok önemli bir yeri vardir. Kadın en mükemmel terbiyecidir. Çocuklari asil yetistiren ve terbiye eden kadındir. Terbiyecinin egitim ve ögretimden mahrum kalmasi elbette düsünülemez. Hz. Peygamber, kadınlarin okuma ve yazma ögrenmelerini dâima tesvik ve emretmistir. Islâm tarihinde nice kadın hadisçilerin, edebiyatçilarin ve en önemlisi de büyük kadın hukukçularin yetistigini zikretmeden geçemeyecegiz.18

   Çalisma Hakkı: Kadın kanunî bir isi veya ticareti herhangi bir sinirlama olmadan yapabilir. Belediye hizmetlerinde çalisabilir. Çiftçilik yapmasi serbesttir. Kendine uygun, mesru olan ve ahlâka zit olmayan her çesit meslegi yapabilir.19

   Bütün bunlardan sonra sunu belirtelim ki, kadın bu haklara sahip olmasina ragmen, evin reisi Islâm Hukukuna göre de yine kocadir. Zaten bugünkü klâsik hukuk sistemlerinde de benimsenen ilke budur. Bunun böyle kabul edilmesi, bazi hukukçularin iddia ettigi gibi kadın ile erkek arasinda fark oldugunun kabulü demek degildir. Kocanin ailenin reisi oldugunu ifade eden Kur'ân âyetinin ifadesi de bu iddiayi reddetmektedir. Zira Kur'ân buyuruyor:"Erkekler kadınlar üzerinde kayyimdirlar; onlarin islerini yürütürler, gözetirler. Zira Allah onlarin bazisini bazisina üstün kilmistir. Yâni kadın da bazi cihetlerden erkekten üstündür. Erkek de bazi cihetlerden kadından üstündür. Ikisi de ayri ayri kabiliyettedirler. Ayrica erkekler mallarindan mehir ve nafaka borcunu da ödemekle mükelleftirler. "

______________________________________

 

KAYNAKLAR:

1. Kur'ân, el-Hucurâ; 13, En-Nisa, 1.

2. Bilmen, Ömer, Nasuni, Hukuk-u Islâmiye ve Istilahat-i Fikhiye Kâmusu, c. 2, sh. 73-74.

3. Kur'ân, El-Bakara, 187.

4. Elmali, a.g.e., c. 1, sh.670.

5. Kur'ân, En Nisâ, 34; Elmali, a.g.e., c. 2, sh. 1348 - 1349

6. Kur'ân, Et-Tekvir, 8-9; Gürkan a.g.e., sh.116

7. Kur'ân, Et-Tekvir. 8-9; Gürkan, a.g.e., sh. 116

8. Miras, a.g.e., c. IV, sh. 131; Dikmenn a.g.e., 44-45.

9. Kur'ân, En-Nisa, Meryem.

l0. Münavi, Muhammed Abdurrauf, Feyzu'l-Kadir, Misir, 1938. c.6, sh. 84.

11. Dikmen, a.g.e., sh.51.

12. Akseki. Ahmet Hamdi, Yeni Hutbelerim, Ankara, sh. 781-782.

13. Aclûni, Kesfe'l Hafa, Beyrut, 1351, c.l, sh.36

14. Cin, Halil, Islâm ve Osmanli Hukukunda Evlenme, Ankara, 1974, sh. 196 vd.

15. Cin, a.g.e., sh. 195

16. Dikmen, a.g.e., 142.

17. Elmali, a.g.e., c. 2, sh. 1293-1295, 1299- 1309; Dikmen a.g.e., sh. 192 vd.

18. Mehmed Zihni Efendi, Mesâhir'ûn-Nisâ, Beyrut, I-VI cilt; Dikmen a.g.e., sh. 227-232.

19. Dikmen, a.g.e., sh. 233, ud.; Shaiki, N.M. Islâm Toplumunda Kadın, Ter. Ali Zengin, Istanbul,  1983, sh. 48 vd. 26

Zafer dergisi, Sayi 246, Haziran 1997