Fıkralar

Temel e selam

Üniversitede okuyan bir ögrenci yil sonu sinavlarina girmis ve
arkadasina:
-Ben memleketime gidiyorum, sinavlar belli olduktan sonra bana
sonuçlari bildir, ancak telefona ben çikarsam bana söylersin. Telefona annem
çikarsa zayifim olmaz ama eger bir tane olursa Ebubekir'in selâmi var,
dersin. Iki zayif imkansiz da eger olursa Ebubekir'in Ömer'in selâmi var,
dersin. Üç zayif hiç olmaz da eger olursa Ebubekir'in, Ömer'in, Osman'in selâmi
var dersin. Dört zayif imkansiz da eger olursa, Ebubekir'in, Ömer'in,
Osman'in, Ali'nin selâmi var dersin, seklinde konusup memleketine gelir.

 Bir zaman sonra sinavlar belli olur,
arkadasi sinav sonuçlarini bildirmek için telefona sarilir, telefona
ögrencinin annesi çikar.
- Teyze, oglunuza söyle Ümmet-i Muhammed'in selâmi var.
 

 

Boynuzlu Köpek

Temel birgün keçinin boynuna tasma takmış gezdiriyormuş. Arkadaşı Dursun yolda onu görüp :
- Ula Temel Napiysin ?...
- Ula cörmiymisin Çöpegimi cezdurayrum Dursun kardeşim...
- Ula Temel bunun boynuzlari var....
- Valla ben onin özel hayatina karişmayrum...

 



Hatırla

Temel savaşta yanında 10 arkadaşıyla birlikte düşmana esir düşmüş. Ilk gün
işkence sonunda ekipten 5 tanesi bülbül gibi konuşmuş. Ikinci gün 3 kişi daha
dayanamamıs itiraf etmiş. Üçüncü gün sonunda bir tek Temel kalmış. Dördüncü
gün işkencenin dozu artmış Temel den çıt yok. Beşinci gün işkence iyice
agırlaşmıs ama Temel yine aynı. Iki hafta sonra Temel i kaldığı hücrede
izlemeye karar vermişler. Bizim Temel hem kafayı duvara vurmakta hem de
söylenmekteymiş :
-Hatirla...Hatirla... Hatirlaaaa...

 



Akşam Serinligi

Amerikalıların aya ayak basmasından sonra yapılan tartışmaya
katılan Temel, olaylara küçümser bir havada yaklaşmakta ve bu arkadaşlarının
da garibine gitmektedir. Bir ara Temel konuşmaya başlar :
- "O da pişey midur, piz yakunda güneşe gideceguz..."
Sohbete katılanların gözleri faltaşı gibi açılır ve içlerinden biri :
- "Oraya gidemezsiniz işte!" der, "Çünkü orası çok sıcaktır."
Temel, hiç lafin altında kalır mı?
- "Piz de gündüz gitmeyeceguz ya, akşam serunlugunda gideceguz..."

 



Kaşla Göz Arası

Temel in taksisine Texaslı bir adam binmiş. Istanbul da dolaşırken Akmerkez i
göstererek "Büyük bina, bizim orda bunu 2 günde yaparlar", Galata Kulesi ni
göstererek bizim orda bunu 1,5 günde yaparlar" diye atıp tutuyormuş.
Sonunda Temel in canına tak etmiş ve Süleymaniye Camisini göstererek,
"Allah Allah..." demiş. Texaslı ne oldu diye sorunca, Temel, "Az önce geçtik
ama burada böyle bir cami yoktu... Yine kaşla göz arasinda yapmış bizimkiler"
demiş...

 



Şampuan

Temel duş almaya girer, şampuanı saçlarına boşaltıp ovalamaya başlar.
Sırtını keselemeye gelen annesi sorar :
- Oğlum kafanı ıslatmıyacak mısın ?..
Temel cevap verir :
- Yok anne bu şampuan kuru saçlar içinmis !..

 



Ormanın Güzelliği

Temel ile Dursun ormanda kamp kurmuşlar. Bir ara Temel Dursun a seslenmiş,
- Dursun şu ormanın güzelligine bak...
Dursun şöyle bir etrafına bakmış,
- Agaçlardan birşey göremiyorum ki...

 



Sinyal

Araba tamircisi arkadaşı Temel e seslenmiş,
- Temel, bak bakalım arabanın sinyali çalışıyor mu?
Temel bakmış,
- Çalisay çalismay çalisay çalismay çalisay çalismay...

 



 Neyim Var Doktor?

Temel doktora gitmiş. "Hastayım doktor, çok hastayım, vücudumun her yeri
ağrıyor, nereme dokunsam sızım sızım sızlıyor, dökülüyor..."
Doktor, "Nasıl hastalık o, tüm vücudunu saran, ağrıtan?"
Temel parmağının ucuyla kafasına dokunmuş. "Ay ayay..." Sonra gögsüne
parmagını basmış ve yine acıyla bağırmış. Sonra beline, yine acıdan allak bullak
olmuş, sonra bacaklarına... Temel parmagını neresine dokundursa agrıyla
irkiliyormuş... Doktor daha fazla dayanamamıs, "Bak oğlum senin parmağın
kırık..."
 


 

Dört tane 

 

Tursun sormuş Temel'e,
Ula Temel Sen kaç dua biliyorsun;
Temel,
Dört adet dua pileyrum demiş.
Tursun:
Hangilerini pileysun demiş.
Temel,
Üç ihlas bir Elham'i pileyrum daaa  


 

TELEKOMÜNİKASYON

Temel bilim adamı iken, 

bir arkeoloji araştırmaları konferansına davet edilir.

Amerikalılar anlatmaya başlar :
Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 25 metre aşağı indik 

ve telefon kabloları bulduk.

Öyleyse bizim atalarımız asırlar önce telefon kullanmışlardır.
Sıra Türkiyeye gelir ve Temel başlar anlatmaya:
Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 

50 metre aşağı indik ama birşey bulamadık.

Öyleyse atalarımız telsiz telefon kullanmışlardır.  

 


 

DÖVÜŞ

Japon"u biri Rize'de bir kahveye girmiş ve herkese kafa tutmuş:
Var mı aranızda delikanlı, varsa çıksın dışarı!
Tahmin edeceginiz uzere Temel kapıya doğru yurumuş.
Çıkıyorum ulan, gorelim bakalım erkekliğini!
Birkac dakika sonra Temel agzı burnu dağılmıs kahveye geri donmus.

Pesinden de Japon kasılarak içeri girmiş. 

Temel'i gostererek soylenmiş:
Kore - Teakwon Do!
Ertesi gun Japon yine gelmiş. Yine meydan okuma.Yine Temel'den rest.

Ve birkac dakika sonra kapıda yine agzı burnu dagılmış bir Temel! 

Ve peşinden kasılarak yaptıgı oyunu acıklayan Japon:
Cin - Kung Fu!
Ertesi gun yine ayni hikaye: 

dayak yemekten ayakta duramaz hale gelmiş Temel ve hergun degisik bir stil kullanan Japon:
Japon - Karate!
Ve bir sonraki gun Japon yine kahveye gelip, yine herkese kafa tutmus. 

Japonun restini goren yine Temel olmus.

Birkac dakika sonra herkes suratı dağılmış bir Temel beklerken,

bu defa Japon her tarafı kanlar içinde kapıda belirmiş! 

Temel de hemen arkasından gelmiş, Japon'u göstererek gülümsemiş:
Toyota - Kriko.